Site Meter Bilgi Dehlizi: Pierre Loti kuklaları Dolmabahçe'de

2 Eylül 2007 Pazar

Pierre Loti kuklaları Dolmabahçe'de

Fransız roman yazarı Pierre Loti'nin çocukluğunda yaptığı ve titizlikle sakladığı kuklaları, 'Pierre Loti, Jean-Michel Othoniel' sergisiyle İstanbullularla buluşacak.

10'uncu Uluslararası İstanbul Bienali'nin paralel etkinliği olarak düzenlenen sergi, Dolmabahçe Sarayı'nda 6-28 Eylül'de gezilebilecek.

Fransız plastik sanatçısı Jean-Michel Othoniel, adı İstanbul'a olan sevgisiyle de bütünleşmiş Fransız yazar Pierre Loti'nin Rochefort'daki evini ziyareti sırasında, dolapların birinde yazarın çocukken yaptığı kuklaları yerleştirdiği kutuya rastladı.

Jean-Michel Othoniel, Pierre Loti'nin üzerlerine insan yüzleri çizilmiş kiraz çekirdekleri, peri veya 1860'lı yılların burjuva kıyafetleri giydirilmiş kibrit çöpleri ve hamurlardan yapılmış küçük bebeklerini sakladığı kutunun üzerine, "Belki bir gün birisi bu 'Eşek Postu Küçük Tiyatrosu'nu sahneler" şeklinde not düştüğünü fark ederek, Pierre Loti'nin bu dileğini yerine getirmeye karar verdi.

"Eşek Postu Küçük Tiyatrosu"

Dikkate değer bir incelik ve titizlikle camdan bir dünya içinde Perrault'nun bir masalından esinlenen kişilerden oluşan kuklaları sahneye koyma kararı alan Othoniel, Fransız ulusal mirasın bir parçası olan "Eşek Postu Küçük Tiyatrosu"nu 2004 yılında ilk kez halka açtı.

Othoniel, 2004 yılındaki yerleştirmenin ölçeğini, 1857 yılından itibaren Pierre Loti tarafından hazırlanan rol kahramanlarının küçük boyutlarını oluşturarak hazırladı.

Barok mimarisindeki maketlerin gösterişini hatırlatan masalar üzerine kurulu bu kişisel manzara, üflenmiş camdan büyük çanlar tarafından korunurken, yapıtın bütünü, Pierre Loti'nin kenti Rochefort geleneğini anımsatan bir tül içerisinde yer alıyor.

Coupe d'Or de Rochefort sur Mer Tiyatrosu ve Paris'deki Chatelet Tiyatrosu'nda sergilenen bu enstalasyon, Dolmabahçe Sarayı'nda ziyaretçilerle buluşacak.

Asıl adı Julien Viaud olan ve 1850 yılında Fransa'nın Rochefort kentinde doğan Pierre Loti, 1876 yılında ilk defa Türkiye'ye denizci olarak geldi ve 1913 yılına kadar İstanbul'u devamlı ziyaret etti.

Türkiye ile ilgili birçok eser veren Pierre Loti'nin ismi, Fransız edebiyatında Türkiye ile bütünleşirken, 1891 yılında Fransız Akademisi'ne seçildi ve 1910 yılında Legion d'Honneur nişanı aldı.

Loti ismi kendisine 1872 yılında Tahiti'de verilen Julien Viaud, 1868yılından itibaren denizlerde sık sık seyahate başladı ve 1876 yılında deniz subayı olarak geldiği İstanbul'da 7.5 ay kaldı.

Pierre Loti, bu şehrin kendini büyülediğini ve aradığı gerçek huzurun bu şehirde olduğunu söyleyerek, İstanbul'a ve bu topraklarda yaşayan bir Osmanlı kızına aşık oldu.

Bir gönül aşkı ile başlayan sevgisi, İstanbul şehrinde kişileşip 1913yılına kadar devamlı ziyaretlerle tazeliğini korudu.

İstanbul'un güzelliği, aşık olduğu bir kadın, onu bu rüyalar alemine çeken sadece iki özellik değildi. Bunların yanında onun ruhunu fetheden İslam dini ve Türk halkının yaşam şekli idi.

Bu son iki unsur yazarın zihnini tüm yaşamı boyunca meşgul ederken Loti, Türkiye ile ilgili tüm eserlerinde tarihlere, yerlere özel bir önem verdi ve yerleri, isimleri hep Türkçe kullandı.

Sadece Aziyade romanında 100 tane Türkçe kelime bulunurken, bazı tarihkayıtları ve yer isimlerinde maksatlı yanlışlıklar yaparak, kendisinin İstanbul'daki gizli yaşantılarını açıklamak istemediği veya devrin sultanından çekindiği de belirtiliyor.

kaynak: CNN Türk

Hiç yorum yok: